






Bakla, ilkbahar aylarının habercisi olan, uzun ve etli yeşil bir kapsül içinde korunan yassı, açık yeşil tohumlardan oluşan çok besleyici bir baklagildir. Kendine has, hafif topraksı ve tatlımsı aromasıyla özellikle Ege ve Akdeniz mutfağının en sevilen, en çok beklenen mevsimsel lezzetlerinden biridir. Hem kabuklu taze formu hem de iç tohumları (iç bakla) mutfaklarda farklı şaheserlere dönüşür.
Bakla, bitkiler dünyasında çok nadir bulunan, Parkinson hastalığının tedavisinde de kullanılan "L-dopa" (dopamin öncüsü) amino asidi açısından en zengin doğal kaynaktır; sinir sistemini destekler ve motor fonksiyonları iyileştirir. Muazzam bir bitkisel protein ve diyet lifi deposudur; et tüketmeyenler için harika bir besin kaynağı olup uzun süre tokluk sağlar, kan şekerini dengeler. İçerdiği folik asit, demir, manganez ve magnezyum mineralleri sayesinde kemik sağlığını korur, kırmızı kan hücresi üretimini artırarak kansızlığı (anemiyi) önler. Yüksek potasyum içeriğiyle tansiyonu düzenler ve kalbi korur.
Körpe ve taze baklalar, dış yeşil kabuğuyla birlikte doğranarak bol dereotu, soğan, zeytinyağı ve üzerine dökülen sarımsaklı yoğurtla nefis, klasik "Zeytinyağlı Taze Bakla" yemeği olarak servis edilir. Kabuğu sertleşmiş olanların içindeki yassı yeşil tohumlar (iç bakla) çıkarılarak enginar çanaklarıyla birlikte pişirildiğinde Ege mutfağının efsanevi bahar lezzeti ortaya çıkar. Kuru bakla ise haşlanıp püre haline getirilerek dereotu ve zeytinyağıyla meşhur "Fava" mezesinin ana malzemesidir.
Bakla, baharın tazeliğini ve toprağın protein dolu bereketini sofralarınıza taşıyan geleneksel bir mucizedir. Baharın bu doyurucu lezzetine ulaşmak ve taptaze bakla siparişi vermek için iletişim kanallarımızı kullanabilirsiniz.