






Bamya, piramit şeklindeki ucu, ince tüylü yeşil kabuğu ve içindeki minik beyaz çekirdekleriyle, yaz mevsiminin en şifalı, hafif ve karakteristik sebzelerinden biridir. Pişirilirken salgıladığı doğal sıvısı (müsilaj) nedeniyle mutfakta biraz özen gerektiren bamya, doğru teknikle (limon/koruk asidi ile) pişirildiğinde hafifliği ve faydalarıyla efsanevi bir Ege yemeğine dönüşür.
Bamya, bağırsak sağlığı için doğadaki en mucizevi besinlerden biridir; o istenmeyen "sümüksü" (müsilaj) yapısı aslında sindirim sistemini kaplayan, ülser ve gastrit gibi mide asidi şikayetlerini yatıştıran inanılmaz şifalı, doğal bir jeldir. Bu jelatinimsi lifler, bağırsakları süpürür ve kan şekerinin emilimini yavaşlatarak diyabet kontrolüne devasa bir katkı sağlar. C vitamini ve K vitamini bakımından çok zengindir; kemik yoğunluğunu artırırken bağışıklık sistemini destekler. Ayrıca yüksek oranda folik asit içerir; bu sayede hücre yenilenmesini teşvik eder ve yorgunluğa iyi gelir. Düşük kalorisiyle en sağlıklı diyet sebzelerindendir.
Bamya temizlenirken tepesi (şapkası) huni şeklinde dikkatlice kesilir ki içindeki sıvıyı (salyayı) yemeğe bırakmasın. Türk mutfağının başyapıtı olan "Zeytinyağlı Bamya" yemeğinde, domates, bol soğan, sarımsak ve mutlaka limon (veya koruk suyu) ile pişirilerek mayhoş ve ferahlatıcı bir lezzet elde edilir; asit, bamyanın sünmesini engeller. Ayrıca kıymalı veya kuşbaşı etli sıcak tencere yemeği olarak da çok doyurucudur. Fırında zeytinyağı ve baharatlarla çıtır çıtır kızartıldığında (bamya cipsi) sağlıklı bir atıştırmalığa dönüşür. Kışlık tüketim için ipe dizilerek kurutulması geleneği çok yaygındır.
Bamya, mide ve bağırsaklarınızı doğal bir korumaya alan, asit ve zeytinyağıyla buluştuğunda şahesere dönüşen bir sebzedir. Midenin ve bağırsakların dostu taze bamyaları kapınıza getirtmek için iletişim formumuzu doldurmanız yeterlidir.