






İç bakla, kalın yeşil kapsüllerinin içinden çıkarılmış, büyüklüğüne göre yeşilden sarıya dönen iri, yassı, yoğun nişastalı ve etli tohumlardan oluşur. Ege ve Akdeniz mutfağının ilkbahar dönemindeki en bereketli, bitkisel protein açısından en doyurucu malzemelerinden biridir. Soyulmuş iç haliyle, mutfakta yaratıcılığa açık, hafif topraksı ve fındıksı derin bir aroma sunar.
İç bakla, bitkisel protein ve diyet lifi açısından gerçek bir güç merkezidir; et tüketmeyenler için kas yapımını destekleyen, uzun süre tokluk hissi veren (kan şekerini dalgalandırmayan) harika bir alternatiftir. İçerisinde doğal olarak "L-dopa" bulunur, bu bileşik beyinde dopamin üretimine yardımcı olur, sinir sistemini destekler ve ruh halini iyileştirir (Parkinson araştırmalarında incelenen değerli bir besindir). Folik asit (B9) açısından çok zengindir, kalp damar sağlığını korur ve hamilelik döneminde hücre gelişimini destekler. Demir ve magnezyum yoğunluğu sayesinde kansızlığa iyi gelir, yorgunluğu silip vücuda direnç kazandırır.
Ege mutfağının başyapıtı olan, dereotu, taze soğan, limon ve enginar çanaklarıyla birlikte pişirilen "Zeytinyağlı İç Baklalı Enginar"ın tamamlayıcı ruhudur; bu ikili baharın en şifalı yemeğini oluşturur. Taze iç baklalar haşlanıp zar gibi olan dış kabukları da soyulduktan sonra püre haline getirildiğinde, bol zeytinyağı ve dereotuyla harmanlanarak efsanevi, kadifemsi "Taze Fava" mezesine dönüşür (kuru bakla favasından çok daha hafif ve yeşil olur). Etli tencere yemeklerine doyuruculuk katmak veya haşlanıp salatalara protein takviyesi yapmak için sıklıkla tercih edilir.
İç bakla, baharın topraktan süzülen proteini, sofralarınızın yeşil ve doyurucu şifa kaynağıdır. Ege sofralarının o eşsiz, şifalı ve doyurucu lezzeti iç baklayı mutfağınıza davet etmek için müşteri temsilcilerimize anında mesaj atabilirsiniz.