






Pırasa, soğan ve sarımsak ailesinden gelen, katmanlı, beyaz kökten başlayıp yukarıya doğru koyu yeşile dönen uzun yapraklarıyla kış mevsiminin en şifalı ve zarif sebzelerinden biridir. Soğanın o keskin kokusunu barındırmayan, piştiğinde karamelize olup hafif tatlımsı bir yumuşaklığa kavuşan pırasa, hafifliğiyle geleneksel tencere yemeklerinin vazgeçilmezidir.
Pırasa, içeriğindeki "kaempferol" adı verilen güçlü bir flavonoid sayesinde kan damarlarının iç yüzeyini hasardan korur, kalp ve damar hastalıklarına karşı olağanüstü bir savunma sağlar. K vitamini açısından son derece zengin olduğu için "osteokalsin" proteinini aktive eder; bu sayede kalsiyumun kemiklerde tutunmasını sağlayarak kemik erimesini engeller. Düşük kalorili ve yoğun lifli yapısı sayesinde midenin dostudur; bağırsak hareketlerini hızlandırarak sindirimi rahatlatır, prebiyotik özelliğiyle bağırsak florasındaki faydalı bakterileri besler. Ayrıca içerdiği A vitamini öncüsü lutein ve zeaksantin sayesinde yaşa bağlı göz hastalıklarına karşı koruyucu bir kalkan görevi görür.
Türk mutfağındaki en klasik kullanımı, havuç, limon ve zeytinyağı ile birlikte kendi suyunda pişirilen nefis "Zeytinyağlı Pırasa" yemeğidir; soğuk tüketildiğinde muazzam bir lezzet sunar. İnce ince doğranarak (tercihen beyaz kısımları) kremalı kış çorbalarına, kiş (quiche) harçlarına ve tavada pırasalı börek/gözleme içlerine katıldığında soğan yerine daha tatlı ve aromatik bir temel oluşturur. Fırında beşamel sosla veya mücver formunda pişirilmesi de son yıllarda çok popülerdir.
Pırasa, hafifliğiyle midenizi yormayan, bereketli ve şifalı bir kış klasiğidir. Sofranıza kışın bereketini taşımak ve taze pırasa siparişinizi oluşturmak için vakit kaybetmeden bize ulaşın.